İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Arılar Hakkında Merak Edilenler

Arılar hakkında söylenebilecek bazı özellikler, çok uzun ömre sahip olmadıkları, küçük beyinleri olmalarına rağmen karmaşık olayları analiz edebilme yeteneği, bal üretiminde en çok dişi arıların etkili olduğu, bal arılarının duyguları olabileceği ve buna göre hareket edebilme ihtimalleri gibi…

İşte arılar hakkında merak edilenler:

Bal Nasıl Oluşur

Bal, tabiatta bulunan bitkiler üzerindeki çiçeklerin, yaprakların veya tomurcukların üstündeki nektarların, arı tarafından toplanması ve arının karın bölgesinde bir takım işlemlerden geçerek, kovanlardaki altıgen gözlere doldurulmasıyla elde edilen mucizevi bir şifa deposudur.

İnsanlar nasıl ki sosyal varlıklardır, diğer insanlarla beraber yaşarlar, arılar da koloni halinde yaşarlar. Aile yaşamında iş bölümü yardımlaşma ve çalışkanlık, temel kurallarıdır. Bu ailenin 3 tane temel bireyi vardır. 1.si ve en önemlisi Kraliçe arıdır. Kraliçe arı, ana arı veya arı beyi olarak da adlandırılır. Bir kovanda sadece bir tane kraliçe arı bulunur, bir koloninin olmazsa olmaz bireyidir. Kraliçe arının olmadığı bir kovanda tüm düzen ve sistem bozulur, arı kolonisi elden çıkar.

İşçi Arılar

İşçi arılar da bir koloninin olmazsa olmazıdır. İşçi arıların tamamı dişi arılardan oluşmaktadır. Bir işçi arının ortalama ağırlığı 75 miligram’dır. Bu hesapla yaklaşık 15.000 işçi arı, ancak 1 kg’ye tekabül ediyor. Son derece hafif varlıklar olan bu işçi arılar, kendi vücut ağırlıklarının yarısı kadar polen taşıyabilmektedir. Bu polenler arının önemli gıdalarından bir tanesidir. Kendi vücut ağırlıklarının 2 katı kadar da nektar taşıyabilirler. Nektar, bitkilerde doğal olarak bulunan bir maddedir. Bu maddeyi arılar alarak ve kendi içerisindeki enzimler aracılığıyla bu nektarı işler ve bal haline getirerek, peteklerdeki bu gözlere doldururlar. Bir işçi arı 42 günlük hayatı boyunca bir çay kaşığının 12/1’i kadar bal yapabilir. Yani 1 kg balın elde edilebilmesi için işçi arıların ne kadar çok çalıştığı burdan tahmin edilebiliyor.

Bal Arısı

Bir bal arısı bir seferlik polen toplama gezisinde 50-100 çiçeği ziyaret eder. Arılar birbirleri ile dans ederek iletişim kurarlar. Bal arısı dans ederek diğer bal arısına nektar ve polenin nerede olduğunu işaret eder. Bal arıları dakikada 11.400 kez kanat çırpar, bu da vızıltı sesinin sebebidir.

Çoğu arıcının da bildiği gibi, arılara arı keki verilir. Bu arı kekinin içerisinde bal, şeker ve arı vitamininden oluşan bir karışım bulunur. Arı keki arılara verildiği zaman, tabiatta bulamadıkları nektarı veya yeterli gelmeyen nektar ve polen ihtiyaçlarını arı kekinden karşılarlar. Tabiattan getirdiklerini de peteklere doldurarak, insanların hizmetine sunarlar. Bu da mutlaka uygulanması gereken bir tekniktir.

Erkek Arı

Erkek arı, kovanın içerisindeki en gariban arıdır. Erkek arının iğnesi yoktur. Yani ne diğer erkek arılarla, ne işçi arılarla, ne de kraliçe arı ile mücadele edemez. Bu arıların işleri, oğul döneminde yani erken bahar döneminde, arıların oğula gitme döneminde ve Kraliçe arının çıkıp çiftleşmeye gittiği dönemde sadece ana arıyı döllemektir. Başka hiçbir işleri yoktur. Kovanda ne bal yapabilirler, ne dışarıya çıkıp polen toplayabilirler (çene yapıları buna müsait değildir). Kovanlarda olduğu zamanlarda sadece kovanın ısısını dengeleme amacı ile birtakım basit görevleri olur. İşleri bittikten sonra kovandan imha edilirler.

Arı Sokması

Arıların arka tarafında bulunan iğneleri vücuduna yapışıktır. Arılar, iğnelerini daha çok kendi cinsleri ile mücadele esnasında kullanırlar. Genellikle başka arılarla ya da böcek cinsleri ile karşılaştıkları zaman kendilerini koruma maksadıyla kullandıkları bir savunma mekanizmasıdır. Arı, tehdit olarak gördüğü bir canlı ile karşılaştığında, iğnesini sokup geri çekebilir. Ama bir insana o iğne girdiği zaman, insanın eti sıkı olduğu için iğne soktuğu yerde kalır ve iğne de arının vücuduna yapışık olarak yaratıldığından dolayı, arının arka tarafı ayrılmış olur ve ölür. Arı, insanı sokması sonucunda kendisinin öleceğini bilir. Ama insanı bir tehdit olarak görüyorsa, evini, yuvasını ve neslini korumak amacıyla ölmeyi göze alır.

Arılar bir tehlike sezmediği sürece insanı sokmazlar. Hiçbir zaman sokma eğiliminde değillerdir. Tehlike hissetikleri zamanlarda önce yüksek sesle uyarırlar, daha sonra toplu halde gürültü yaparlar. Hala bir tehlike olduğunu hissediyorlarsa, tehlikenin geldiği yere doğru uçup çarparak, tehlikeli olarak gördükleri şeyi korkutmaya çalışırlar. Arıların yaptıkları tüm bu uyarılara rağmen, hala tehlikenin devam ettiğini düşünürlerse, son çare olarak ölüm vuruşunu yaparlar.

Arı iğnesinde hafif bir zehirli madde vardır. İnsanın sağlığına olumsuz etki edecek bir durum söz konusu değildir. Ama bazı insanlar, arı sokmasına karşı aşırı duyarlıdır veya alerjik etkilere sahiptir. Dolayısıyla bu tür hassasiyete sahip olan insanları arı soktuğunda, acil tıbbi müdahale gerekebilir. Bunların arılıklardan ve arıcılıktan uzak durması tavsiye olunur.

Arı soktuktan kısa süre sonra, sokulan bölgeye bir amonyak sürüldüğü takdirde zararlı etkiler en aza indirgenebilir. Dünya üzerinde yaratılan birçok canlının, insanda dahil olmak üzere en hikmetlilerinden birisi arılardır. Nahl, arapçada arı anlamına gelir. Kur’an’ı Kerim’de arılar hakkında yazılan ayetler vardır. Nahl 68-69.

Arılar Hakkında İlginç Özellikler

Kraliçe Arı

Kraliçe arı yumurtlama özelliği ile koloninin devamını ve kovan içerisinde arıların çoğalmasını sağlayan en önemli bireydir. Kraliçe arının kanatları vardır fakat gövdesi çok ağır olduğu için uçamaz. Kraliçe arının bir günde yumurtladığı yumurta ağırlığı, kendi ağırlığının 20 katına erişebilir. Arı vücut ağırlığının 330 katı yük çekebilmektedir.

İşçi Arı

İşçi arıların ömürleri 42 gün olduğu bilinir. İşçi arılar ilk 21 günde kovan içi hizmetlerini görürler. Bunlar kovan temizliği, kraliçe arının beslenmesi ve bakımı, kraliçe arının yumurta yapması için ortamı hazır hale getirmesidir. Bir işçi arı 21 gün boyunca kovandan dışarıya çıkmaz. İlk 4 günde kraliçe arıya refakatçilik eder ve kraliçe arının arı sütü ihtiyacını giderir. Ömürlerinin diğer 21 günlük kısmında tarlaya çıkarlar ve 21 gün boyunca tarladan nektar ve polen toplarlar.

Erkek Arı

Erkek arıların görevi kraliçe arıyı döllemektir. Yumurtadan yetişkinlik dönemine 24 günde ulaşırlar. Oğul mevsiminin bitmesinden sonra kovandaki görevleride bitmiş olur. Sonbahara doğru işçi arılar tarafından kovan dışına atılır ve böylece ölüme terkedilirler. Erkek arılar, zehir bezi ve iğne gibi organlara sahip olmadığından dolayı kendilerini savunamazlar.

Arıların başlarında gözleri, duyargaları ve beslenme organları bulunur. Baş vücudun iki kısmı olan göğüse ince oynak bir boyunla bağlı, göğüs ve karın bölgesi segment denilen halkalardan oluşur. Arının petek şeklinde bir çift bileşik ve 3 adet de basit gözü bulunur. Basit gözün her biri binlerce küçük üniteden oluşur. Bileşik göz kraliçe arıda 3.000, işçi arıda 4.000, erkek arıda da 8.000’den fazla basit gözün birleşmesinden meydana gelir. Yani bir arının 8.000 farklı duyargası bir araya geliyor ve bu arının sadece bir gözünü oluşturuyor.

Başta bir çift duyarga bulunur. Bu duyargalar koku, tat ve dokunma duyularını sağlarlar. Sinir uçları sayesinde bu duyulara ek olarak rüzgar hızını ve hava sıcaklığını da algılayabilme özelliğine sahiplerdir. Arıların duyargaları o kadar hassastır ki, 2 km mesafeden bile balın kokusunu alabilirler. Bal, nektar ve polenin nerde olduğunu çok iyi şekilde anlar ve hissederler. Bu arılar 1 saatte 50 km hız yapabilirler.

1 kg bal üretilebilmesi için 40.000 arının 6 milyon kez çiçeğe konması gerekir. Bal arıları bir peteği doldurabilmek için 100 milyon çiçeğin nektarını toplayabilirler. Bir petek tamamen dolduğu takdirde 100 bin km boyunca kanat çırpan ve 100 milyon çiçekten nektar toplayıp, bal haline getiren arılardan bahsediyoruz. Bu da insanoğlunun arılar hakkında ne derece mucizevi kaynaklara sebep olduğunu anlamasını sağlıyor. Dünyanın en hızlı bilgisayarları saniyede 16 milyar aritmetik işlem yapabilirken, arı saniyede 10 trilyonluk işlem yapabilme kapasitesine sahiptir.

Bir koloninin 1 kg bal üretebilmesi için dünyanın etrafını 6 kez dönmeye eşdeğer bir uçuş yapması gerekir. Uçan bir arının her kilometrede enerji için 0.5 miligram bala ihtiyacı vardır. Bir arı 1 litre bal ile 25 km hızla ve saniyede 200-250 kez kanat çırparak 3 milyon km kat edebilmektedir.

İlk yorum yapan siz olun

Bir Cevap Yazın